
Wellbeing: Vitrin mi, Gerçek Sağlık mı?
Kurumsal wellbeing programları çoğu zaman süslü bir gösteriye dönüşüyor. Kilo yönetimi örneğiyle gerçek çalışan sağlığını geliştirmenin yolları.
Wellbeing kavramı, iş sağlığında olması gereken yerde duruyor mu, yoksa süslü bir vitrin malzemesine mi dönüştü?
Sahada çoğu zaman gördüğüm tablo şu: Wellbeing, biraz cilalı tıp edasıyla, biraz "mahallenin güzeli" havasıyla sunuluyor. Şık afişler, motivasyon panoları, bir kova taze meyve ve yılda bir kez gelen smoothie standı... Sonra İK raporunda "wellbeing programı uygulandı" kutucuğu işaretleniyor. KPI doldu, herkes mutlu. Peki çalışan gerçekten daha sağlıklı mı?
İşin aslı burada başlıyor. Wellbeing bir gösteri değil, bir sorumluluktur. Vitrin süslemek yerine çalışanın gerçek sağlığını geliştirmeyi hedeflemeli.
Gelin somutlaştıralım: KİLO.
Kilo yönetimi, masaya en kolay konan ama en yanlış ele alınan konulardan biri. Çoğu kurumsal program meseleyi "irade eksikliği" gibi okuyor. Oysa kilo; uyku düzeni, stres yükü, mesai saatleri, oturarak geçen 9 saat, yemekhane menüsü, ayaküstü atıştırma kültürü ve metabolik sağlıkla iç içe bir denklem. Tek başına "daha az ye, daha çok hareket et" sloganı, sahada işe yaramayan bir basitleştirmedir.
Gerçek bir yaklaşım nasıl olurdu?
Önce ölçer. Bel çevresi, açlık kan şekeri, kan basıncı gibi metabolik göstergeleri gönüllülük ve mahremiyet esasıyla takip eder. "Kaç kişi katıldı" değil, "kaç kişide gerçek iyileşme oldu" sorusunu sorar.
Ortamı düzeltir. Sağlıklı seçeneği kolay, ulaşılabilir ve uygun fiyatlı kılar. Çünkü insan, en kolay olanı seçer; iş yerinin görevi o kolay olanı sağlıklı tarafa kaydırmaktır.
Hareketi işe gömer. Toplantıyı ayakta yapmak, merdiveni cazip kılmak, gün içine kısa molalar koymak; spor salonu üyeliği vermekten çok daha kalıcı sonuç verir.
Damgalamaz. Kilo, kişisel bir başarı-başarısızlık tablosu değildir. Utandıran değil, destekleyen bir dil kurulur.
Ve en önemlisi: Sabırlı olur. Metabolik değişim çeyrekte rapor edilecek bir KPI değildir; aylar süren bir süreçtir.
Wellbeing'i İK panosunu doldurmak için kullanırsanız, elinizde güzel sunumlar ama aynı çalışanlar kalır. Onu gerçekten çalışan sağlığını geliştirmek için kullanırsanız, sunuma ihtiyacınız bile kalmaz; sonuç kendini gösterir.
Size sormak isterim: Kurumunuzdaki wellbeing programı bir vitrin mi, yoksa gerçekten bir sonuç üretiyor mu?



