Kalp Krizi Geldiğinde "OED-AED Nerede?" Diye Sormak Yerine, Neden Her Yerde Olsun ki
AED farkındalığı Türkiye'de hâlâ çok düşük. Oysa erken defibrilasyon hayatta kalma şansını %50'ye kadar artırıyor. Bilimsel kanıtlar, uluslararası standartlar ve ülke örnekleri ışığında işyerlerinde AED meselesini konuşalım.
Nedir Bu AED-OED?
Otomatik Eksternal Defibrilatör (AED/OED) — kalp krizi (OHCA: hastane dışı kalp durması) anında elektrik şoku vererek hayatta kalma şansını %50'ye kadar artırabilen küçük bir cihazdır. Kullanımı son derece basittir; özel tıp eğitimi gerektirmez. Açarsınız, sesli talimatları takip edersiniz.
Ama Türkiye'de? AED farkındalığı o kadar düşük ki, spor salonunda, alışveriş merkezinde veya ofiste kalp krizi geçirseniz, "Aman su iç geçer" diyen birileriyle karşılaşmanız daha olası.
Mevzuat Beklemenin Bedeli
Daha da vahimi: bu işin farkında olan kurumsal ve endüstriyel işyerlerindeki bazı yöneticiler — içlerinde hekimler de var ne yazık ki — "yanlış uygulama yapılırsa başımız belaya girer" kaygısıyla AED'nin yaygınlaşmasına izin vermiyor. Tek gerekçe: mevzuatta "şu kadar kişiye kadar şu kadar cihaz" ibaresinin geçmemesi.
Mevzuata şekilci bakan bu anlayış, uluslararası gelişmelerden ciddi biçimde kopuk kalmaya devam ediyor. Bu yazıyı en azından bir soru işareti oluşturabilmek için yazıyorum.
Bilim Ne Diyor?
2025'te yayımlanan, Hollanda merkezli ARREST kayıtlarına dayalı yeni bir araştırma net konuşuyor: erken AED bağlantısı için (acil çağrıdan 6 dakika içinde) her adresin yaklaşık 500 metre içinde bir AED bulunması gerekiyor. Bu, yaklaşık 1.25 AED/km² yoğunluk anlamına geliyor. 8 dakikalık pencere için ise 800 metre yeterli.
**Sonuç basit:** AED'ler uzaksa bağlantı gecikiyor, hayatta kalma oranı düşüyor. Kuşbakışı mesafe olduğu da hesaba katıldığında bu rakamların pratikte daha dikkatli değerlendirilmesi gerekiyor.
Uluslararası Standartlar Ne Söylüyor?
Amerikan Kalp Derneği (AHA) ve Avrupa Resüsitasyon Konseyi (ERC), kamu yerlerinde AED yerleştirmeyi şiddetle tavsiye ediyor:
**AHA:** Havaalanları, okullar, spor tesisleri ve iş yerleri gibi kalabalık alanlarda AED zorunlu olmalı. Federal binalarda teşvik ediliyor.
**ERC:** Yüksek riskli alanlarda — spor salonları, alışveriş merkezleri — AED erişilebilir olmalı.
**Yasal zorunluluk:** ABD'nin birçok eyaletinde ve Fransa'da spor tesislerinde AED bulundurmak yasal zorunluluk. Yoksa para cezası var. IEC ve ISO standartları da cihaz güvenliğini ve yerleşimini düzenliyor.
Komşudan Öğrenelim: Yunanistan Örneği
Yunanistan'da Kids Save Lives programı kapsamında, Başbakan Mitsotakis'in desteğiyle okullara ve topluma yüzlerce AED istasyonu kuruldu. Ücretsiz sunulan Ulusal AED Haritası ve iSAVELIVES uygulaması sayesinde gençler ve vatandaşlar 35 kalp durması vakasını kurtardı.
Bizde? Hâlâ yasal zorunluluk bekliyoruz.
Türkiye'nin Gerçeği
Türkiye'de ani kalp ölümleri yüksek, AED'ler nadir, farkındalık ise neredeyse sıfır. Ünlü sanatçımız Volkan Konak'ın Kıbrıs'ta konser sırasında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmesi, erken müdahalenin ve AED'nin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Şu an kurumlar — okullar, ofisler, AVM'ler — AED bulundurmak zorunda değil. Oysa hayatta kalma oranlarını artırmak için üç şey yeterli:
**1. Yasal düzenleme:** Kalabalık alanlarda AED zorunlu hale getirilmeli.
**2. Eğitim:** Temel yaşam desteği ve AED kullanımı yaygınlaştırılmalı.
**3. Farkındalık:** "Cihaz bana göre değil" algısı kırılmalı.
Son Söz
Her spor salonunda, bankada, okulda, işletmede, markette, otobüs durağında, her AVM'de bir AED olsa fena mı olur?
Mevzuat yazmadan da yapılabilecek şeyler var. Proaktif olmak, bir cihazdır — hem de en ucuzu.




